Her şey hareket eder fakat bu hareket; tekrarlayan döngüsel hareketlerdir, aslında bir devir daim sistemidir.
Hayat; almak ve vermek arasında ki tekrarlayan bir döngüdür.
Bedenimizde bile bu sistemler mevcuttur: Solunum sistemi, dolaşım sistemi, boşaltım sistemi gibi.. Hayati fonksiyonlarımız için almak en az vermek, vermek ise en az almak kadar önemlidir.
Nefes almamanız da bir problem, aldığınız nefesi vermemeniz de..
Hiç yemek yememeniz de bir problem, ya da yediklerinizi hiç boşaltmamanız da..
Aldığımız bilgi, düşünce ve duyguyu, mutlak suretle geri vermek gerekir.
Ve fakat payımıza düşeni kullanıp, içerdiği dersi idrak ettikten sonra vermek gerekir.
Önemli olan solunum yapmak değil; oksijen alıp, o oksijeni kullanıp, karbondioksit olarak geri vermek gibi..
Ya da yediğimiz besinlerin faydalı kısmını vücuda enerji olarak işleyip, faydasızları boşaltmak gibi..
Her duygu ve her düşünce ele alınıp, faydalı ise kullanılmalı, faydasız ise dile getirilmeli, kafadan atmalı, kalpten çıkarmalı..
Aksi halde dile getirilmeyen, biriktirilen, ertelenen, görmezden gelinen her bir duygu ve düşünce, bedensel olarak enerji sistemimizde bir tıkanıklığa neden oluyor.
Tıpkı kalp kapakçığının ya da beyin damarlarının tıkanması gibi.. Ve kan, damarlarımızda dolaşamadığı için hayati tehlikelere neden oluyor.
Çok sevmek, çok öfkeli olmak ya da hiç sevmemek, hiç öfkelenmemek..
İki türlüsü de dengeli değildir..
Aldığın kadarını ver,
Verdiğin kadarını al.
Daha fazlasını ya da daha azını kabul etme.
Dengede kal.



