Tıpkı Volkanlar gibi.. Onlar hem yok oluşun hem de daha güçlü doğuşun sembolüdür.
Volkanlar; önce yakar, yıkar, kül eder… ama sonra o küllerin altından doğan toprak; en verimli ve en canlı olanıdır.
Hayatta yaşadıklarımız gibi..
Travmalar, acılar, kayıplar…
İlk başta sadece yakar, dağıtır, yok eder.
Fakat ruhun bu yangınlarla kavrulması, aslında onun katman katman arınmasıdır.
İçerideki her patlama, egonun, eski benliğin parçalanışıdır.
Lavların yavaş yavaş toprağa dönüşmesi gibi, içsel acı da zamanla bilgelik olur.
Ruhun yanışı, ilahi olanla yeniden doğmak içindir.
Küllerinden doğan anka kuşu misali, insan da kendi karanlığının içinden ışığını bulur.
Korkma yıkılmaktan.
Çünkü bazen en derin yıkımlar,
en kutsal uyanışların başlangıcıdır.



